gorsel
Mesaj Gönder
Kapat
Ana Sayfa > Haberler

Kireçlenme fizik tedavi ile kontrol altına alınabilir

Türkiye Emekliler Derneği Genel Merkezinde gerçekleştirdiği sunumda fizik tedavinin önemine dikkati çeken Uzman Fizyoterapist Erhan Ünalp, bel ağrısı, bel fıtığı, kireçlenme konularında bilgiler verdi.

Kireçlenme fizik tedavi ile kontrol altına alınabilir

Türkiye Emekliler Derneği Genel Merkezinde gerçekleştirdiği sunumda fizik tedavinin önemine dikkati çeken Uzman Fizyoterapist Erhan Ünalp, bel ağrısı, bel fıtığı, kireçlenme konularında bilgiler verdi.

Türkiye Emekliler Derneği ile Aktif Yaşam Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi işbirliği ile düzenlenen “Fizik Tedavide Güncel Uygulamalar” konulu eğitim programı Türkiye Emekliler Deneği Genel Merkezinde(TÜED) gerçekleştirildi.

Programa, Türkiye Emekliler Derneği Başkanı Kazım Ergün, Türkiye Emekliler Derneğinin Ankara’da bulunan diğer şube başkan ve yöneticilerinin yanı sıra çok sayıda davetli katıldı.

Programda Aktif Yaşam Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezinden Uzman Fizyoterapist Erhan Ünalp, bel ağrısı, bel fıtığı, kireçlenme konularında bilgiler vererek, fizik tedavinin önemi hakkında değerlendirmeler yaptı. 

Her yaşta öğreneceğimiz bilgiler vardır

Eğitim programının açılışında konuşan TÜED Başkanı Kazım Ergün, “İnsanın yaşı ne olursa olsun, her yaşta öğreneceği bilgiler vardır” diyerek, “Özellikle biz emeklilerin kendi sağlığımıza dair öğreneceğimiz bilgiler oldukça önemli. Çünkü, ilerleyen yaşlarda insan kendine ne kadar bakarsa baksın, bazı sağlık sorunlarıyla karşı karşıya kalabiliyor. Biz de düzenlemiş olduğumuz eğitim programı ile sağlık konusunda yeni bilgiler öğrenmeyi amaçladık” ifadelerine yer verdi. 

Fizik tedavinin önemi ve bilinirliği artmaya başladı

Açılış konuşmasının ardından sunum yapan Aktif Yaşam Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezinden Uzman Fizyoterapist Erhan Ünalp, fizik tedavinin son yıllarda bilinen bir alan olmaya başladığını belirterek, “Aktif Yaşam Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi, 15 yıldır Sağlık Bakanlığına ve Sosyal Güvenlik Kurumuna bağlı olarak faaliyet yürüten bir fizik tedavi merkezi. Fizik tedavi merkezi olunca, gerek devlet memurlarıyla gerekse emeklilerle çok içli dışlı hale geldik. İlk zamanlar insanlar fizik tedaviyi bilmezken, son yıllarda fizik tedavinin bilinirliği ve önemi artmaya başladı” dedi.

Fizyoterapi tüm tıp bilimlerini içine alan bir bölüm 

Fizyoterapinin önemine dikkati çeken Ünalp, “Fizyoterapi, bütün tıp bilimlerini içine alan bir bölüm. Bize gelen tüm hastalarımızda ortopediden kadın hastalıklarına kadar tüm bu alanları ilgilendiren vakalarla karşılaşabiliyoruz. Görebildiğiniz ne kadar alan varsa, fizik tedavi bunun içinde. Fizik tedavi önceleri sadece bel-boyun fıtıklarını tedavi eden bir alan olarak bilinirken, şimdi tırnak batığından idrar tutamamaya kadar birçok sağlık problemine çözüm bulan bir alan haline geldi” diye konuştu. 

Her bel ağrısı, bel fıtığı değildir

Fizyoterapist Ünalp, yaptığı sunumda bel, boyun ve eklemsel ağrılardan söz ederek, şunları söyledi: “Bel ağrısı, toplumda çok yaygın, hareketleri kısıtlayan, adım atmayı, ayakta durmayı zorlaştıran ve önlem alınmazsa da kronikleşen bir şikayet. Biz bel ağrısı olan çoğu insanın kendisinde bel fıtığı olduğu fikrine kapıldığını gördük. Ancak, her bel ağrısı bel fıtığı değildir. Bel ağrısının nedenleri birbirinden farklıdır. Kişide kireçlenmeye bağlı veya mekanik bir bel ağrısı olabilir. Kaslardan, hareketsizlikten, kötü duruştan, kemik erimesinden, fazla kilolardan, iç organların yeterli çalışmamasından kaynaklı bir bel ağrısı olabilir.” 

30 yaş üstü insanlarda bel ağrısının daha belirgin bir şekilde ortaya çıkmaya başladığını söyleyen Ünalp, “Kanıtlanmasa da bel ağrısı şikâyetlerinde genetik bir yatkınlığın olduğunu düşünüyorum” dedi. 

Kalça veya bacağa yayılan ağrı, fıtık belirtisi olarak değerlendiriliyor

Bel ağrısının her durumda ‘fıtık’ olarak değerlendirilemeyeceğinden söz eden Ünalp, uzun süreli hareketsizlikten hareket haline geçildiğinde hissedilen ya da kalça veya bacağa yayılan ağrının bel fıtığı belirtisi olarak değerlendirilebileceğini söyledi.

Bel fıtığı hakkında tanımlama yapan Ünalp, şunları söyledi: “Omurgamızın arasında, kıkırdak halde bulunan bir yapımız var ve bu bütün vücudumuzun amortisör mekanizması. Bu kıkırdak yapının içinde de jel kıvamında bir sıvı var ve bu sıvı, baskı altında kaldıkça diskte olan problemler nedeniyle dışarıya çıkıyor. Çıkan bu sıvıya da biz fıtık diyoruz. Sıvı daha dışarı çıkmadan diskin yapısında bombeleşme oluşturuyor. Biz de buna balonlaşma diyoruz. Bu durumlarda bile henüz ‘fıtık’ demiyoruz. Çünkü fıtık olması için diskin içerden dışarı çıkması lazım. 

Diskin içinden çıkan sıvı, iki sinire baskı yapıyor. Bu baskı sonucunda siz belinizde ağrı veya şikayet hissetmez oluyorsunuz. O ağrıyı bacağınızda hissediyorsunuz.”  

Kireçlenme kontrol altına alınabilen bir rahatsızlık 

Vücutta meydana gelen kireçlenme konusunda da bilgi veren Uzman Fizyoterapist Ünalp, “Kireçlenme dediğimiz mekanizma, bizim çaydanlığın dibinde gördüğümüz bir kireçlenme değil. Kireçlenme, eklemin arasında bulunan ve eklemin hareketini bağlayan bir cisimcik olarak tanımlanıyor” dedi.

Ünalp, kireçlenmenin kontrol altına alınabilen bir rahatsızlık olduğunu belirterek, “Kireçlenmenin, tamamıyla bir çaresi yok. Bir kişide kireçlenme başlamışsa, biz ona ‘Şu ilacı kullan kireçlenme geçer’ diyemeyiz. Ama insanı öldüren de bir şey değil. Kontrol altına alınabilen bir şey” şeklinde konuştu. 

Ünalp, kireçlenmenin kadınlarda menopoz sonrası yoğun olarak görüldüğüne de dikkati çekerek, çok doğum yapan kadınlarda da sıklıkla görülebildiğini vurguladı. 

Kireçlenme, 6 ayda bir yapılan 10 günlük fizik tedavi seanslarıyla kontrol altına alınabilir 

“Doktorunuz, kireçlenme olduğunu söylüyorsa, ona çare bulmanız lazım” diyen Ünalp, “Kireçlenme, günden güne meydana gelecek veya yayılacak bir rahatsızlık değil. Benim kendi hastalarıma tavsiyem, 6 ayda bir hiç olmazsa 10 gün bir fizik tedavi seanslarıyla, hatta elektro terapi ve egzersizle bunu kontrol altına almaları oluyor” ifadelerine yer verdi.

Bülten Aboneliği
Derneğimizle ilgili gelişmelerden haberdar olmak için bültenimize abone olabilirsiniz.
Adres Anıttepe Mh. Işık Sk. 11 Tandoğan - Ankara
Telefon 0312 230 34 28-29-89
Faks 0312 230 16 41-92
E-Posta tued@tued.org.tr / basin@tued.org.tr
tued.org.tr 2019